Ormanlarımız; toprağımızın, suyumuzun, havamızın kısacası geleceğimizin garantisi! Bu nedenledir ki Anayasamızın 169’uncu maddesinin 2’nci fıkrası ile Devlet ormanlarının mülkiyetinin devrolunamayacağı, devlet ormanlarının devletçe yönetileceği ve işletileceği; ormanların zamanaşımı ile mülk edinilemeyeceği ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükme rağmen Orman Kanunu’nun 16, 17, 18 maddelerin
Doğaya Güç Kat Ağı’nın Doğa Danış Birimi kapsamında, Van Barosu Çevre Komisyonu ve Van Çev-Der iş birliği ile 17 Temmuz’da “Van Gölü Havzasındaki Sulak Alanlar ve Bölgedeki Çevre Sorunlarının Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi” başlıklı toplantı gerçekleştirildi. Van Barosunda düzenlenen toplantıya Doğaya Güç Kat Ağ Koordinatörü Osman Erdem, Van Baro Başkanı Sinan Özaraz,
Çölleşme yeryüzünün en önemli sorunlarının başında geliyor. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre her yıl 6 milyon hektar alan çölleşmekte, dünyadaki orman varlığı yılda yaklaşık 7,3 milyon hektar azalmaktadır. Küresel ısınmave iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin daha da arttığı günümüzde çölleşme ile mücadelenin önemi daha da artmaktadır. Kuraklık ve çölleşmenin etkilerini azaltmak
Doğaya Güç Kat Ağı, Dünya Çevre Günü’nde toplumun tüm kesimlerini sorumlu davranmaya ve harekete geçmeye davet ediyor!Çevrenin korunması için farkındalık yaratılması ve eylemlerde bulunulması amacıyla her yıl 5 Haziran’da Dünya Çevre Günü düzenleniyor.Bu yıl 5 Haziran Dünya Çevre Günü teması “plastik kirliliği”.Çevre sorunları ve doğa üzerindeki baskı her geçen gün
Türkiye’de doğanın korunmasına gönül vermiş sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Doğaya Güç Kat Ağı büyüyerek çalışmalarına devam ediyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen Ağ üyeleri, 4. Genel Kurulda 3-4 Haziran 2023’te Ankara’da toplandı. İki gün süren toplantıda, geçmiş aylarda yapılan faaliyetler değerlendirildi, doğa koruma alanında bölgesel olarak sürdürülecek çalışmalar tartışıldı ve üyeler
Her şeyden önce çok üzgünüz, acımız çok büyük. 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 şehrimizin etkilendiği depremlerde hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve ülkemize baş sağlığı diliyoruz. Doğaya Güç Kat Ağı’ndan da kaybettiğimiz arkadaşlarımız oldu. Yerlerini doldurmak elbette imkansız. Ancak mücadelelerine sahip çıkacak, doğa koruma adına attıkları eşsiz adımları takip edeceğiz. Depremin hemen
Bulunduğu bölgenin su rejimini ve iklimini düzenleyen Van Gölü, ülkemizin en büyük gölü. Küresel iklim değişikliğinin kontrolüne katkı sağlıyor, sunduğu katma değerle ve turizm imkanlarıyla bölge ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlıyor, gelecekte bu katkının çok daha yüksek düzeyde olacağı bekleniyor. Van Gölü Havzası’nda Van Gölü dahil, irili ufaklı 36 doğal
“Ramsar Sözleşmesi”olarak bilinen “Uluslararası Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi” 2 Şubat 1971 yılında imzaya açılmıştır. 1998 yılından bu yana her yıl Ramsar Sözleşmesi’nin imzaya açıldığı gün olan 2 Şubat’ta sulak alanların önemini kamuoyu ile paylaşmak ve koruma çalışmalarını daha etkin kılmak için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu yıl 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar
Sulak alanlar, yeryüzünün en değerli alanlarının başında geliyor. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleri ve çok zengin biyolojik çeşitliliğe sahipler. Bulundukları bölgede ekolojik dengenin sağlanmasında önemli rolleri var; su rejimini düzenliyor ve iklimi yumuşatıyorlar. Küresel düzeyde iklim değişikliğinin kontrolünde önemli katkılar sağlıyorlar. Uzmanlar, sulak alanları iklim
Ramsar Sözleşmesi (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme) sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımını sağlamayı amaçlayan uluslararası bir sözleşmedir. Sözleşme adını, 2 Şubat 1971 tarihinde İran’da imzaya açıldığı şehir olan Ramsar şehrinden almaktadır. Türkiye, Sözleşme’ye 1994 yılında taraf olmuş; sulak alanların önemine ve korunmalarının







