Güler Bozok- Doğa Araştırmaları Derneği/ Alan Koruma ve İzleme Sorumlusu Deltalar, lagünler, göller, sazlıklar, bataklıklar, ıslak çayırlar, turbalıklar yani yeryüzünün en zengin ve üretken ekosistemleri olan sulak alanlar dünyadaki tüm bitki ve hayvan türlerinin yüzde 40’ına hem yaşam hem de üreme alanı olarak ev sahipliği yapıyor. Bütün bunlarla birlikte sulak alanlar
Yaşadığımız yere çok yakın bir bölgeden geçerken uçsuz bucaksız sazlıkları görür ve hiç bitmeyen ve birbirinden çok farklı kuş seslerini duyardım ve dinleyebilmek için arabanın camını açıp yavaşça oradan geçerek Akçay’dan Edremit’e giderdim. Sözünü ettiğim bu alan Akçay Sazlığı..
Doğaya Güç Kat Projesinin Mart 2021’de yayınlanan ve yaban hayatı korumak için katılım mekanizmalarını nasıl kullanabileceğimiz üzerine odaklanılan ikinci bültenine buradan ulaşabilirsiniz.
“Haklarını ifade edemeyen tüm canlıların sesi olmak için bir aradayız” diyen 230 STK ve kurum ise canlılar için seslenmeye ve avcılığın yasaklanması için mücadele etmeye devam ediyor.
Doğa koruma alanında faaliyet gösteren STK’lar olarak bizler de yaban hayatının korunması konusundaki sorumluluklarımız gereği örgütlenmek, ilçemizdeki, ilimizdeki ve ülkemizdeki yaban hayatını tanıyarak, popülasyon durumlarını ve sorunlarını bilerek karar mekanizmalarında yer almak ve alınacak kararları yaban hayatı adına etkilemek ve yönlendirmek durumundayız.
Doğa Araştırmaları Derneği olarak Ankara İl Av Komisyonu toplantılarına uzun süredir katılıyoruz. Bu toplantılara Dernek adına ben katıldığım için sizlerle deneyimlerimi paylaşmak istedim. Siz de bir ilin Av Komisyonuna katılırsanız bu yazıdan faydalanabilirsiniz umarım.
Tür koruma yaklaşımı genellikle insan etkisi sebebiyle nüfusunda ciddi azalma yaşanan veya yaşanması beklenen türlerin özel olarak korunması için geliştirilen stratejiler olarak tanımlanabilir.
Doğaya Güç Kat Projesinin ilk bültenine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkiye Avrupa Vakfı tarafından hazırlanan çalışma Türkiye’de uygulamada olan mevcut mevzuat kapsamında hangi yerel yönetim süreçlerine ne şekilde katılma imkanları olduğunu, bu mekanizmalar dair en iyi uygulama örnekleri ve uygulamada görülen sorunlara da yer vererek ele alınıyor.
Tür koruma ve eylem planı; türlerin korunması için atılan önemli adımlardan biri olup; bir canlı türünün bugünkü durumunu, türün neslinin devamına ilişkin risk faktörlerini, popülasyonunun nasıl korunabileceği ve/veya arttırılabileceğini, gelecekte bu türün durumun ne olacağını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan planlandır.









